Tüm Açıklamalar Basın Açıklaması

TÜRÇEP: Obrukların Merkez Üssünde Açık Ocak Madenciliğine Derhal Son Verin

TÜRÇEP: Obrukların Merkez Üssünde Açık Ocak Madenciliğine Derhal Son Verin

Konya’nın Karapınar İlçesinde başlatılan altın madeni sondaj faaliyetlerine sert tepki gösteren TÜRÇEP, İÇAÇEP ve Karacadağ Koruma Platformu, yürütülen faaliyetlerin derhal sonlandırılmasını isteyerek, “Obrukların merkez üssüne açık ocak madenciliği ekokrırım suçudur” denildi.

Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP) Koordinatörü Abidin Ökaymak ve Genel sekreteri Ali Kalçık, İç Anadolu Bölgesi’nde derinleşen iklim krizi ve kuraklık tehdidine dikkat çekti. İç Anadolu Çevre Platformu(İÇEÇEP) ve Karacadağ Koruma Platformu tarafından da desteklenen basın açıklamasında, Konya’nın Karapınar ilçesinde başlatılan altın madeni sondaj faaliyetlerine dikkat çekerek, “Obrukların merkez üssüne açık ocak madenciliği ekokrırım suçudur” denilerek yürütülen maden faaliyetlerine sert tepki gösterdi.

“Akıl Almaz Bir Yıkım Projesi ile Karşı Karşıyayız”


Yazılı olarak yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“İç Anadolu Bölgesi, derinleşen iklim krizinden en erken ve en şiddetli biçimde etkilenen coğrafyaların başında gelmektedir. Yeraltı su kaynaklarının bilinçsizce tüketilmesi ve kuraklık nedeniyle bölge adeta bir obruk ve göller mezarlığına dönüşmüştür. Başta bir doğa harikası olan Meke Gölü olmak üzere sulak alanların tamamen kuruduğu, çöl fırtınalarının ve toprak erozyonunun hayatı zorlaştırdığı bu hassas ekosistemde akıl almaz bir yıkım projesiyle karşı karşıyayız.

Konya İnlice ve Niğde Özyurt’un ardından, Eczacıbaşı Grubu iştiraki Esan şirketi şimdi de Konya’nın Karapınar ilçesi Karacadağ mevkiinde açık ocak altın madeni işletmesi için sondaj faaliyetlerine başlamıştır.

Tam da obrukların merkez üssü haline gelen bir bölgede açık ocak altın madenciliği yürütmek doğrudan bir ‘ekokırım’ suçudur.”

“Olası Çevresel Riskler ve Yıkımın Boyutları Ürkütücü Düzeyde”

Yürütülen madencilik faaliyetlerinin olası çevresel riskler ve yıkımın boyutlarına da dikkat çekilen açıklamada, dikkat çekici tespitlere yer verildi:


Obruk Oluşumları Katlanarak Artacak


Su seviyesinin kritik eşiklerin altına indiği Karapınar havzasında yürütülecek madencilik ve sondaj faaliyetleri, zemin dengesini altüst ederek obruk oluşumlarını doğrudan tetikleyecektir.

Ağır Metal Zehirlenmesi ve Gıda Güvenliği Tehdidi

Çöl fırtınalarının hâkim olduğu bu açık ovada, pasa alanlarında depolanacak kayaç tozları ile bünyelerindeki arsenik, kurşun ve cıva gibi ağır metaller kilometrelerce uzağa savrulacaktır. Bu durum, Türkiye’nin tahıl ambarı olan Konya Ovası’ndaki tarım arazilerini kalıcı olarak zehirleyecek, doğrudan gıda güvenliğimizi hedef alacaktır.


Cevapsız Kalan Hayati Soru: Hangi Su?


Benzeri faaliyet yürüten İnlice altın madeni raporlarında, oluşan tozların ‘sulanarak bastırılacağı’ iddia edilmektedir. Yetkililere soruyoruz: Damla suyun hayati değer taşıdığı, yer altı sularının tükendiği Karapınar bozkırında devasa pasa yığınlarını hangi suyla sulayacaksınız? Halkın içme ve tarım suyunu maden tozunu bastırmak için mi harcayacaksınız?”

"Konya Ovası'nın Buğdayı Altından Değerlidir!"

Abidin Özkaymak ve Ali Kalçık yaptıkları açıklamada, Konya Ovası’nın buğdayının, altından daha değerli olduğuna dikkat çekilerek, “Göz göre göre gelen kuraklığa rağmen bölgeyi maden şirketlerinin insafına terk etmek; toprağı, suyu ve geleceği ipotek altına almaktır. İç Anadolu’nun kuruyan bozkırına yeni bir yara açılmasına, halkın ekmeğinin ve suyunun şirket kârlarına kurban edilmesine izin vermeyeceğiz” ifadelerini kullandılar.

Açıklamanın sonunda, “Yetkili kurumları Karapınar Karacadağ’daki maden sondaj çalışmalarını derhal durdurmaya ve verilen ruhsatları iptal etmeye davet ediyoruz” denildi.


Bilimsel Açıdan Obruk Gerçeği ve Madencilik Riskleri


Karapınar ve çevresinde sıklaşan obruk oluşumları, jeolojik yapının kontrolsüz insan müdahalesiyle birleşmesi sonucu bölgedeki en büyük çevresel tehditlerden biri haline gelmiş vaziyette.


Obruklar Nasıl Oluşur?


Obruklar; kireç taşı (kalker) ve alçı taşı (jips) gibi suda kolay çözünebilen karstik kayaçların bulunduğu alanlarda meydana gelir. Yağmur ve yer altı suları bu kayaçları zamanla eriterek yeraltında büyük boşluklar ve mağaralar oluşturur. Üstteki toprak katmanının ağırlığını taşıyamayacak hale gelmesiyle tavan aniden çöker ve dik kenarlı, derin çukurlar (obruklar) oluşur.


Obruklar Neyin Habercisidir?

  • Yer Altı Su Seviyesinin Çöküşü: Obruk sayısındaki artış, yer altı su rezervlerinin aşırı ve kontrolsüz tüketildiğinin göstergesidir. Suyun çekilmesi yeraltındaki hidrolik basıncı düşürür ve zeminin çökmesine zemin hazırlar.
  • Ekolojik Denge Kaybı ve Çölleşme: Yüzey ve alt su dengesinin bozulduğunu, bölgenin hızla kuraklaşma ve çölleşme sürecine girdiğini gösterir.


Obruklar Ne Gibi Tehlikelere Yol Açar?

  • Can ve Mal Kaybı Riski: Önceden kestirilmesi zor olan ani çökmeler; tarım arazilerini, yerleşim yerlerini, karayollarını ve hayvanları yutma tehlikesi taşır.
  • Altyapı Tahribatı: Yeraltı su ve enerji nakil hatlarının, ulaşım ağlarının ve binaların aniden çökmesine neden olur.
  • Tarım Arazilerinin Kaybı: Geniş ekim alanlarının kullanılamaz hale gelmesine yol açar.


Maden Ocağı Obruk Oluşumu ve Zemin Açısından Nasıl Bir Tehlike Yaratır?


Açık ocak madenciliği ve sondaj faaliyetleri, hassas karstik havzalarda çökme mekanizmalarını doğrudan tetikler. Bununla birlikte şu tehditlerden bahsedilebilir:

  1. Aşırı Yeraltı Suyu Çekimi (Susuzlaştırma): Maden ocağı çukurunu kuru tutmak veya toz bastırma ve cevher işleme süreçlerinde kullanılmak üzere çekilen yüksek miktardaki yer altı suyu, yeraltındaki doğal hidrolik desteği yok eder.
  2. Dinamit Patlatmaları ve Titreşimler: Maden sahasındaki patlatmalar, yer altındaki kırılgan karstik mağaraların ve boşlukların tavan dengesini sarsarak ani çökme riskini katbekat artırır.
  3. Zemin Yapısının ve Yük Dağılımının Bozulması: Ağır iş makinelerinin yarattığı dinamik yükler ve tonlarca ağırlıktaki pasa yığınlarının oluşturduğu yapay basınç, zayıf zemin noktalarında çökmeleri hızlandırır.
  4. Sızıntı ve Kimyasal Aşınma: Maden atıklarından sızabilecek asidik sular veya kimsayallar, yeraltındaki kireç taşı yapısını daha hızlı eriterek karstik boşlukların genişlemesine yol açar.