“DOĞA İLE BARIŞIK YAŞAM”IN İNŞAASI ERTELENEMEZ BİR GÖREV VE SORUMLULUKTUR
“DOĞA İLE BARIŞIK YAŞAM”IN İNŞAASI ERTELENEMEZ BİR GÖREV VE SORUMLULUKTUR.
“DOĞA İLE BARIŞIK YAŞAM”IN İNŞAASI ERTELENEMEZ BİR GÖREV VE SORUMLULUKTUR.
TÜRÇEP, Küresel, ülkesel, bölgesel ve yerel çevre sorunlarına karşı, ekolojik dengenin korunması temelinde; tarihi, kültürel ve doğal çevre bilincini ve duyarlılığını geliştirmek, etkin kılmak, bu bilinci ve duyarlılığı yaygınlaştırmaya yönelik çalışmalar yapmak, bu sorunlara karşı ortak mücadele etmek ve çevreden yana taraf olmak, kamuoyu oluşturmak, çözüm önerileri üretmek ve bu önerileri yaşama geçirmek amacıyla kurulmuştur.
BU AMAÇLARI GERÇEKLEŞTİRMEK İÇİN; * Çevre ve ekoloji ekseninde politikalar belirler, üretir, geliştirir. * Yerel, ulusal ve uluslararası karar mekanizmalarını etkileme girişimlerinde bulunur. * Toplumun her kesimine yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapar * Görsel, işitsel ve yazılı yayınlar yapar, çağdaş iletişim olanaklarından yararlanır. * Araştırmalar yapar, projeler üretir, eylem plan ve programları yapar. * Amacı doğrultusunda çalışmalar yapan kendi dışındaki platformlara açık olup ulusal
ve uluslararası STK’larla ilişkiler kurar, ortaklaşılan konularda işbirliği yapar,koordine
eder.
Türkiye Çevre Platformu (TÜRÇEP), Batı Karadeniz(BAKÇEP),Doğu Akdeniz (DAÇE), Doğu Karadeniz(DOKÇEP),İç Anadolu(İÇAÇEP) ve Marmara (MARÇEP) Bölgesel çevre platformu temsilcilerinin 23 Temmuz 2005 tarihinde Ankara da yaptığı toplantı ile Anadolu Coğrafyasında ülke düzeyinde kurulan ilk Çevre Platformudur.
Daha sonra Doğu Anadolu(DOĞÇEP) Ve Güneydoğu Anadolu(GAÇEP) Çevre Platformlarının da oluşumu ile daha da güçlenerek Çevre ve Ekoloji mücadelesini, Doğa ile Barışık Yaşam Biçiminin inşası için çalışmalarını sürdürüyor.
TÜRÇEP, küresel, ülkesel, bölgesel ve yerel çevre sorunlarına karşı, ekolojik dengenin korunması temelinde mücadele eden bir sivil toplum platformudur.
TÜRÇEP, kuruluşundan bugüne amacı doğrultusunda sürdürmekte olduğu çalışmalar, ve doğanın, doğal ve kültürel değerlerin talanına, doğanın yok edilmesine dönüşen saldırılara karşı, coğrafyanın hemen bütününde TÜRÇEP ve TÜRÇEP dışında oluşan tüm diğer çevre ve ekoloji kuruluşları, platformlarının önderliği ve katkısı ile ve giderek artan bir biçimde yerel halkın katılımları ile gelişip güçlenen çevre duyarlılığı ve yükselen mücadele gücünün aldığı boyutu azımsanamayacak bir olumluluk olarak değerlendirmektedir.
Buna karşın, Anadolu coğrafyasında uzun yıllardan bu yana sürmekte olan çevresel, doğal ve kültürel değerlere olan saldırılar, 2006 yılında Maden kanununun çıkartılması ve birbiri ardına gelen değişiklikler ile birlikte her geçen gün artarak son yıllarda tam bir yağma ve talana dönüşmüş olup günümüz itibariyle, çevresel ve kültürel, doğal değerlerimizin, ormanlarımızın, su kaynaklarımız ve tarım alanlarımızın yeniden kazanılamayacak biçimde yok edilmesi riski ile karşı karşıyayız. Bu, yaşam standartlarının çok daha gerilere düşmesi, giderek yaşamın sürdürülemez hale dönüştürmesi demektir. Bu anlamda bu yağma ve talan tam da yaşam hakkımıza yönelik bir saldırıdır.
Siyasal iktidar, yurdumuzun hemen her alanında, bu değerlerimizin yok edilmesi için adeta bir seferberlik uygulaması başlatmış olup bu yok etme süreci, tüm karşı çıkışlara ve son derece önemli düzeyde büyük fedakarlıklarla ve kararlılıkla sürdürülüp geliştirilen ve giderek yaşam hakkının korunmasına dönüşmekte olan toplumsal karşı duruşlara ve zaman zaman elde edilen kazanımlara rağmen her geçen gün artarak devam etmektedir.
Anadolu coğrafyasının hemen her alanında dayatılan ve adım adım uygulanıp hayata geçirilmekte olan süreç hızla toplumsal bir yok oluşum düzeyine evrilmektedir.
Görünen odur ki; Çevresel ve doğal, kültürel değerlerin korunması için yükselen tüm duyarlılıklar ve kararlılıkla sürdürülüp geliştirilen mücadele biçimlerine ve zaman zaman ulaşılan kazanımlara karşın artarak sürdürülmekte olan bu saldırı,yağma ve talanı durdurmak, ancak bu saldırıların niteliğine ve biçimine en azından denk düşecek bir toplumsal mücadele biçiminin geliştirilmesi ve bu süreci yönetip hedeflenen kazanımlara ulaştıracak bir toplumsal gücün oluşturulması ile olanaklı olacaktır.
TÜRÇEP, Anadolu coğrafyasının, toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan kesimlerine ve yaşam alanlarımıza yönelik olarak, Emperyalizmin, sömürgen yeniden paylaşım planları kap-samında ile uluslararası sermaye ile bir avuç işbirlikçi sermaye ve bir avuç azınlığın çıkarları için yürütülen bu saldırıları durdurmaya ve sahip olunan olanakları ile çağdaş bir toplumsal yaşamı yeniden inşa etmeye yeterli deneyim ve birikimlere, insan kaynağına, gücüne sahip olduğuna inanmaktadır.
TÜRÇEP, kuruluşundan bugüne sürdürdüğü çalışmalar ile Türkiye Çevre hareketinin, bugünkü çevre duyarlılığı ve mücadele düzeyine ulaşmasına ciddi düzeyde olumlu katkılar sunmuş olmasına karşın, tüm zorluklara ve engellere rağmen fedakarlıklarla yürütülen bu çalışmalar ve çabaların, bu saldırıları, yağma ve talanı durdurmaya, bu süreci değiştirmeye yetmediğini tespit ederek uzunca bir süredir bu kapsamda farklı çalışma ve mücadele biçim-lerinin geliştirilmesine odaklanarak çalışmalarını sürdüre gelmektedir.
Ve bu anlayış temelinde, TÜRÇEP çatısı altında bir araya gelmiş bulunan yerel,bölgesel ve ulusal düzeydeki tüm varlığıyla oluşturulan kurumsal birikim ve deneyimleri ile tüm ilişkileri ve olanaklarını,Doğa ile barışık bir yaşamın ve bunu inşa edecek ve sürdürecek bir toplumsal yapılanmanın oluşmasına öncülük edecek bir toplumsal gücün oluşmasına odaklanan bir çalışma sürecine yönelmiştir.
Bu coğrafyada yaşam sürdüren, Ekolojik dengenin korunmasını ve Doğa ile barışık bir yaşamı talep eden, bu coğrafyanın çevresel, doğal ve kültürel değerlerine sahip çıkan,yaşam hakkını savunup iktidarın bu yağma ve talanına karşı duran, bunun için ülkenin hemen her yerinde mücadele eden kişi, kuruluş ve oluşumların, farklılıklarıyla bu günkü durdukları yerleri koruyarak, yaşanası bir coğrafyada çağdaş bir toplumun yeniden inşası amacıyla buluşup birlikte düşünerek, birlikte hareket ederek mücadelelerini sürdürmeleri hem olanaklıdır hem de bugünün en öncelikli gereksinimi, adeta zorunluluğudur.
Yurdun hemen tamamında doğaya, doğal ve kültürel değerlere sahip çıkarak çevre ve ekoloji mücadelelerini uzun yıllardır büyük bir kararlılıkla ve fedakarlıklarla yaygınlaşarak artan bir biçimde sürdüren toplulukların, birikimleri, giderek güçlenen ve anlaşılır olan, ortaklaşılmakta olan akıl ve güçleri ile bu sürece önderlik ederek öngörülen toplumsal gücün oluşması için gerekli adımların atılması sağlanabilir. Bu, bu mücadeleyi sürdüren tüm kesimler, oluşumlar için ertelenemez bir görev ve sorumluluk tur.
Bu tespit ve değerlendirmeler kapsamında kuruluş sürecinden bugüne kadar geliştirilen ilişkileri, deneyim ve birikimleri ile kurumsal olarak çalışmalarımızı bir boyutu ile kurumsal çalışma alanımız TÜRÇEP’te sürdürmeye devam ederken diğer yandan bu çalışmalarımızı TÜRÇEP dışındaki; çevresel, doğal ve kültürel değerlerimize yönelik saldırılara, yağma ve talana karşı mücadelelerini ve ekolojik dengenin korunmasına yönelik çalışmalarını, farklı platformlar ve oluşumlarda sürdürmekte olan kişi kurum ve kuruluşlarla buluşarak birlikte yürütme çabalarımızı sürdürmekteyiz. Öyle ki TÜRÇEP çatısı altındaki tüm yapılarımız, TÜRÇEP dışındaki yerel, bölgesel ve ulusal düzeydeki yapılar, oluşum ve platformların zaman zaman kuruluş süreçleri de dahil olmak üzere bu oluşumlarla buluşarak, birlikte çalışma yürütmektedir.
Kimi konulardaki farklılıklarımıza karşın, bu coğrafyada yaşam hakkımıza sahip çıkmak, doğal ve kültürel değerlerimizi ve ekolojik dengeyi koruyarak doğa ile barışık bir yaşamın inşa edilmesi için birlikte omuz omuza çalışma anlayışını geliştirmek için çabalarımızı hemen her düzeyde sürdürmekteyiz.
Geride bıraktığımız süreçte, buluşabildiğimiz birlikte çalışma yürütmekte olduğumuz diğer oluşumlarda da aynı anlayış ve yaklaşımların etkili olarak gelişmekte olduğunu görüyor, hissediyor, biliyoruz.
Bu inanç ve sorumlulukla TÜRÇEP yürütme ve koordinasyon birimi olarak çalışmaları-mızı bu temelde sürdürmek için gerekli çalışma ve eylem planlarını oluşturarak uygulanması kararını almış ve gerekli görevlendirmeleri yapmış bulunuyoruz.
Ve Anadolu coğrafyasında kurulu bulunan ve aynı sahada amaçları doğrultusunda mücadelelerini sürdürmekte olan tüm çevre ve ekoloji kuruluşlarını, oluşum ve platformlarını birlikte düşünmeye, birlikte çalışmaya, mücadele etmeye çağırıyoruz.
GELECEĞİMİZ, EKOLOJİK DENGENİN KORUNARAK “DOĞA İLE BARIŞIK BİR YAŞAMIN” İNŞAASINDADIR.
TÜRKİYE ÇEVRE PLATFORMU